OSMANLI TOPLUMUNUN ETNİK YAPISI

OSMANLI TOPLUMUNUN ETNİK YAPISI:
 
Osmanlı Devleti kurulduğunda halkının tamamı Türktü. Sonraki dönemde toprak genislemesi sonucu bir
 çok ulus (Yunan,Bulgar,Sırp,Arnavut,Macar,Hırvat,Sloven,Romen,Arap Macar...) Osmanlı yönetimine
 girdi. Osmanlı Devleti çok uluslu bir imparatorluğa dönüstü.
 NOT: Bu çok uluslu yapının çatırdayarak, Osmanlı Devletinin parçalanmasına neden olan en önemli dıs
 gelisme FRANSIZ İHTİLALİ'dir .
 
OSMANLI TOPLUMUNDA SOSYAL HAREKETLİLİK
 A)YATAY HAREKETLİLİK:
Bir toplumun ülke coğrafyası üzerinde çesitli sebeplerle yer değistirmesi(göç)
 olayına yatay hareketlilik denir.
 a)Kurulus ve yükselme dönemlerinde yatay hareketlilik: Bu dönemlerde yatay hareketlilik FETHEDİLEN yerlere doğru yerlesme seklinde görülür. Osmanlı Devleti bu dönemde Balkanlar'daki Türk nüfusunu artırmak için yatay hareketliliği tesvik edici uygulamalar yapmıstır.
 Bu TESVİK UYGULAMALARI sunlardır:
 1- Bataklık yada ıssız yerlere vakıflar kurmak yoluyla buraların ekonomik hayatını canlandırmıs, insanların buraya yerlesmesini özendirmistir.
 2- Fethedilen yerlere yerleseceklere bir takım vergi kolaylıkları sağlanmıstır.
 
b)Osmanlı Devletinde Duraklama Devri sonrası Yatay Hareketlilik:
 
1- Bu dönemlerde kaybedilen yerlerdeki Türk ve müslüman halk içkesimlere göç etmek zorunda kalmıstır.
 2- Nüfus artısı, ekonomik güçlükler ve eskiyalık hareketleri gibi nedenlerle kırsal kesimdeki halk büyük kentlere göç etmistir.
 
B)DİKEY HAREKETLİLİK:
 
Bir sınıftan baska bir sınıfa geçmek veya bulunduğu sınıf içinde daha yüksek mevkilere gelmeye "Dikey hareketlilik" denir. Ortaçağ Avrupa'sının sınıflı toplumlarında ve Hindistan'daki "Kast" teskilatının katı sınıfsal yapısında dikey hareketlilik yoktur. Çünkü buralardaki sınıflar kan bağına dayanmaktadır. Örneğin; baron, dük, kont, Lord olabilmenin sartı bu kimselerin soyundan gelmektir. Osmanlı Devletinde "kan bağına" dayanan sınıfsal bir yapı olmadığından dikey hareketlilik yoğun bir sekilde görülür. REAYA dediğimiz yönetilenlerden bir kisinin, yönetenlerden saydığımız seyfiye,ilmiye yada kalemiyeye geçmesi mümkündür.(padisah olmak hariç) Bunun için baslıca iki sart vardı:
  1- Müslüman olmak,
  2- Eğitim öğretim görmek.
 Reaya içindeki müslüman olmayanların DEVSİRME yoluyla müslümanlastığını ve kapıkulu sistemi içinde
 eğitimlerini tamamlayarak devletin önemli kadrolarında görev aldıklarını görüyoruz. Mesela 1453-1566
 yılları arasında görev yapan 24 veziri azamın 20'si devsirmedir.
 OSMANLI TOPLUMUNUN DİNİ YAPISI
 Osmanlı Devletinde yönetime katılmayan, geçimini tarım ve sanayi alanında üretim yapmak ve ticaretle uğrasmak yoluyla sağlayan ve devlete vergi veren halka REAYA deniliyordu. Reaya çesitli din,dil ve ırklara mensup topluluklardan olusuyordu. Osmanlı Devletinde Millet kavramı günümüzdeki anlamından farklıydı. Aynı din ve mezhepten gelen topluluklar bir "millet" sayılıyordu. Buna göre Müslümanlardan baska 3 temel millet daha vardı: Ortodokslar, Ermeniler ve Yahudiler
 1- Müslümanlar: Türkler, Araplar, Acemler, Bosnaklar ve Arnavutlar müslüman milletini olusturuyorlardı.
 2- Ortodokslar: Ortodoksların devletle iliskileri FENER PATRİKHANESİ ve PATRİK tarafından
 yürütülüyordu. Patrik "vezir" seviyesindeydi. Seçimle ve padisahın onayı ile basa geçiyordu.
 3- Ermeniler: "Monofizm" denilen bir öğretiyi benimsemislerdi. Ortodoks kilisesi tarafından dinsizlikle suçlanıyorlardı. Ayrı bir patrikliği bulunmaktaydı.
 4- Yahudiler: Osmanlı nüfusu içinde sayıları pek fazla olmayan Musevilere (% 1) bir millet olarak
 örgütlenme imkanı tanınmıstı. Bunlar ticaret, bankacılık gibi islerle uğrastıkları için kısa zamanda zenginlestiler. Musevilerin devletle ilgili islerinden İstanbul'daki "hahambası" sorumluydu.
 OSMANLILARDA MİLLET SİSTEMİNİN DEĞİSMESİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER:
 1)Rusya'nın 1774 Küçük Kaynarca Antlasmasıyla Osmanlı Ortodokslarının KORUYUCUSU olarak ortaya
 çıkması ve Osmanlıların iç islerine karısması
 2)Fransız ihtilalinin Osmanlı ülkesinda yasayan Gayri müslim toplumlarda MİLLİYETÇİLİK duygusunu
 uyandırması, batılı devletlerinde milliyetçilik hareketlerini desteklemesi
 3)Batılı Devletlerin sık sık Osmanlının iç islerine müdahale etmesi sonucu Osmanlı Devletinin Tanzimat ve Islahat Fermanıyla, Mesrutiyeti ilan etmesi Tanzimat Fermanıyla (1839) gayri müslim tebaaya genis haklar verilerek, yurttaslar arasında her türlü ayrım yasaklandı. Eyaletlerde kurulan meclislere gayri müslimlerde katıldı. Avrupa Devletlerinin hırıstiyanlara verilen hakların genisletilmesi konusundaki baskıları sonucu,
 Kırım Savasından sonra "Islahat Fermanı" ilan edildi(1856). Islahat Fermanıyla hırıstiyanlar askerlik hizmetine, okullara ve memurluklara alınacaktı. Harac vergisi kalkacaktı.
 
TANZİMAT VE ISLAHAT FERMANININ MİLLET SİSTEMİNE ETKİSİ:
 
Tanzimat ve Islahat Fermanıyla Hırıstiyanlara verilen haklar, Müslüman halk üzerinde hosnutsuzluk
 uyandırdı, hırıstiyanlar arasında da Milliyetçilik duygusunun daha da yayılmasına neden oldu. Gayri
 müslimlerin devlete sadakati kalmadı.
 YERLESİM DURUMUNA GÖRE OSMANLI TOPLUMU
 A)SEHİRLERDE YASAYANLAR: Osmanlı Devletinde sehirlerde yasayan halkı mesleklerine göre 4 grupta
 inceleyebiliriz:
 1-Askeriler(Umera) 2-Tacirler(Tüccar) 3-Esnaf ve zanaatkarlar 4-Diğer gruplar
 1- ASKERîLER: Osmanlı sehirlerinde seyfiye, ilmiye ve kalemiyeden bir çok görevli bulunurdu.Bu görevlilere "Askeriler" yada "Ümera" denirdi.Askerî(yönetenler) ve Reâya(yönetilenler) arasındaki tek belirleyici fark askerîlerin vergi vermemesi, reâyanın ise vergi vermesiydi.
 2)TACîRLER(Tüccar): Tüccarlar niteliklerine göre üç gruba ayrılmıslardı:
 a)Sermayedar:Bunlar çoğunlukla bir malı ucuz ve bol bulunduğu dönemda alır ve fiat yükseldiğinde satarak kar ederlerdi.
 b)Taciri Seffar: Bunlar bir malı ucuz olan bölgeden alarak,pahalı olan bölgeye getirerek satarlardı.
 c)Örgütlenmis Tüccar: Belli bir yerde mal gönderebileceği güvenilir temsilcileri olan tüccarlar.
 3)ESNAF VE ZANAATKARLAR :
 AHİLİK TESKİLATI: Anadolu'da 13. yüzyılda yayılmıs olan esnaf, zanaatkâr ve isçileri toplayan teskilattır. Anadolu Selçuklu Devletinin sosyal düzeninin sağlanmasında ve Osmanlı devletinin kurulusunda etkili olan ahîlik teskilatı dinî, ahlakî, sosyal ve ekonomik bir nitelik tasıyordu. Ahîlikte her mesleğin bir pîri ve pîr çevresinde toplanan meslek sahipleri vardı. Bu meslek sahiplerinin güven, doğruluk, tövbe ve hidayet gibi kurallara uyma zorunluluğu vardı.
 LONCA TESKİLATI: Osmanlı toplumunda esnaflar LONCA adı verilen teskilatlara sahiptiler. Her esnaf muhakkak bir loncaya kayıtlı olur, loncasının koruması ve denetimi altında bulunurdu. Bugünkü tabipler odası, mimarlar odası, soförler cemiyeti gibi... Dükkan açma hakkına GEDİK denilirdi. Gedik'e sahip olmak için çıraklık, kalfalık yapıp, ustalık belgesini almak gerekirdi. Loncaların baslıca görevleri sunlardı:
 1- Üye sayısını, üretilen malların kalitesini,fiyatını belirlemek
 2- Esnaf arasındaki haksız rekabeti önlemek,
 3- Esnaf ile devlet arasındaki iliskileri düzenlemek,
 4- Üyelerine kredi vermek.
 Her loncada yaslılardan meydana gelen 6 kisilik bir "ustalar kurulu" vardı. Bunların en yaslısı baskan olur ve SEYH adını alırdı.
 Seyh: Çıraklık ve ustalık törenlerini yönetir ve cezaların uygulanmasını sağlardı.
 Kethüda: Loncayı dısarda temsil eder, hükümetle iliskileri düzenlerdi.
 Nakib: Seyhi temsil eder,esnafla seyh arasında aracılık yapardı.
 Yiğitbası: Disiplin isleri ve esnafa hammadde dağıtımını yapardı.
 Ehl-i Hibre: İki kisiydiler. Mesleğin sırlarını bilen, malların kalitesi bildiren, fiyat belirleyen uzman. (Bilirkisi)
 Bu 6 kisiden olusan Lonca kurulunun dısında Lonca teskilatıyla ilgili devlet
 görevlileri de vardı;Bunlar:
 Kadı: Lonca birliklerinin en üst makamıydı. Esnaf arasındaki anlasmazlıkları çözümler ve yukarıda belirtilen altı kisilik kurulun seçilmesini onaylar veya görevden alırdı.
 Muhtesib: Çarsı ve pazar denetlemesi yapardı.Satılan mal ve fiatları kontrol ederlerdi.(zabıta) Esnafı
 a)Üreticiler
 b)Hizmet erbabı olarak ikiye ayırabiliriz.
 a)Üreticiler: Hammaddeyi isleyerek, islenmis madde haline getiren esnaflardır.
 Örneğin: Bakırcı, kılıççı, fırıncı, demirci gibi...
 b)Hizmet Erbabı: Toplum için gerekli bir hizmeti yapan esnaftır. Örneğin: Berberler, hammallar gibi...
 4)DİĞER GRUPLAR: Osmanlı sehirlerinde Askerîler, tacîrler ve esnaflardan baska meslek ve toplum
 grupları da vardı. Bunların baslıcaları; yabancı tüccarlar, seyyahlar, yabancı ülke temsilcileri, köyden kente göç etmis issizler, seyyar satıcılardır
 
B)KÖYLERDE YASAYANLAR:
 
Köylerde yasayanları söyle gruplayabiliriz:
 1)Çiftçiler: Bunlar dirlik sahiplerinden veya devletten aldıkları 50-150 dönüm arasında ÇİFTLİK denilen toprakları islerlerdi. Ürün vergisi olarak "Ösür" veya "harac" vergisini öder, toprak vergisi olarak da ÇİFT RESMİ'ni verirlerdi.Üç yıl toprağını ekmeyen veya terkeden çiftçinin toprağı baskasına verilirdi. Bu takdirde bu kisiden ÇİFTBOZAN AKÇESİ adıyla bir vergi alınırdı.
 2)Tımar Beyleri: Köylerde yasayan beyler, çiftçinin denetimini yapar, güvenliği sağlarlardı.
 3)Muaflar: Köylüler arasında hiç vergi vermeyen veya çok az verenlere " MUAF " denirdi. Derbentçiler, emekli sipahiler, kalelerde görev yapanlar, din görevlileri, ilim adamları muaflar içinde yer alıyordu.
 
C)GÖÇEBELER (KONARGÖÇERLER):
 
Türk oymaklarının basındakilere BEY, Arap asiretlerinin basındakilere SEYH adı veriliyordu. Bunların devletle ilgili islerini KETHÜDA denilen yardımcıları yürütürdü. Hayvancılıkla uğrasan konargöçerler, devlete hayvan veya sürü basına AĞIL RESMî denilen bir vergi öderlerdi.


Yorum Yaz