<_script /><_script /> dini bilgiler - okyanus - Blogcu



1/5/2009 · Kategori: dini bilgiler

GÜLLERİN GÜLÜ (s.a.s)

Ağlamakla hemdem olduk yıllarca Efendim (s.a.s) Boşa geçirdiğimiz hayatımıza ağladık,heba ettiğimiz ömrümüze,sönüp giden yıldızlara ağladık,zir-ü zeber ettiğimiz zamana ağladık,günahlarla kararan kalbimize,katranlaşan gönüllerimize ağladık..İnsan oluşumuzun gereğini yerine getiremeyeşimize,hissiyattan yoksun kalışımıza,gözyaşına hasret kalışımıza ağladık.Geceler şahid ki biz halen ağlıyoruz Efendim(s.a.s)Ve o mübarek ve nur dolu avucunuzdan kevser içinceye dek de ağlayacağız,liva-ul hamd sancağınızın altında buluşuncaya dek,cennete nail oluncaya dek,amel defterimizi sağ yanımızdan ya da önümüzden alıncaya dek ağlayacağız Efendim (s.a.s),ağlayacağız hem de hiç durmaksızın..Biz sizi çok seviyoruz Efendim (s.a.s) ..Ben size layık ümmet olamadım ama aşıklarınız için,sevgilileriniz için,sadıklarınız için,o öteler soluklu,cennet kokulu mesajlarınızla bir kere daha gönül dünyamıza doğmaz mısınız Efendim ? (s.a.s) Size olan sevgimizi cesaret edip de kelimelere dökemiyorum..Onları da mahcup duruma düşürmek istemiyorum..Zira ya size olan sevgimizi taşıyamazlarsa ...


Bugünlerde çok ağlıyoruz Ya Nebi..Hasretin kor olup yakmaya başladı
bizleri..Ayrılığın kor olup dağlamaya başladı kalplerimizi..Meramımızı anlayan yok..Hicranımızı resmeden yok..Hıçkırıklarımızı duyan yok..Gözyaşlarımızı silen yok..Çocukların bozulmayan kalplerinde arıyoruz o duru sevgiyi,sevgini,çoşkunu...Yeri olmayan yerlerde sana olan aşkımızı dile getirdik defalarca..Anlaşılamayacağımız yerlerde adını andık klavyelere dökülen gözyaşlarımızla...Bu abi ve ablalarımın o tertemiz kalplerini vasıta yapmak istedik, sana olan sevgimizi dile getirebilmek için.Yaşımıza bakmadık,yaşımıza aldırış etmedik sana olan aşkımızı gözyaşlarımızla tarif etmeye çalışırken..Aile hukukuna riayet şartı olmasaydı, bütün makamları elimin tersiyle itmeye hazırdım Ya Nebi..Ya Resul..Sen, senin için bütün makamlardan vazgeçmiş ümmetinden kabul eder misin beni-kabul eder misin bizleri? Kabul eder misin? :(



Ben sizi, vefatınız sonrasında terk-i diyar eyleyen Bilal-i Habeşi gibi sevmek istedim..Ben sizi,gittin diye gülmeyi unutan Hz Ali gibi sevmek istedim..Ben sizi, artık bana görünebilirsin muştusunu bekleyen Hz Vahşi gibi sevmek istedim..Ben sizi; sizden ayrılınca hıçkırarak ağlayan o kutlu kütük gibi sevmek istedim..Ben sizi,Sevr mağarasında sizi görmek için can atan o meşhur ve o kutlu aşığın; kertenkele gibi sevmek istedim..Ben sizi, yağmura hasret toprakların yağmuru beklediği gibi,sizi bekleyen ensarın gibi sevmek istedim..Ben sizi,mağara arkadaşın,hicret yoldaşın,sıddıkiyet timsali Hz Ebubekir efendimizin gözyaşları gibi sevmek istedim..Allahım,şu tertemiz site üyeleri ve bu uğurda samimi ter dökenler aşkına ve lütfuna beni-bizleri HABİBİNLE görüştür,O'nunla hemdem ve hemhal kıl bizleri..O'na layık ümmet olabilmeyi nasip eyle bizlere..Artık adını rahatlıkla ve hiç çekinmeden anacağımız günler gelsin Allahım....artık aşkından hiç çekinmeden ağlayabileceğimiz günler gelsin Allahım....artık o gül yüzlü Habibinin anlaşılacağı günler gelsin Allahım....artık alnı secdelilerin horlanmayacağı-dışlanmayacağı bilakis el üstünde tutulacağı günler gelsin Allahım...artık gözyaşlarımızı anlayabilenlerin,bununla kalmayıp bizlerle birlikte günah dolu
kalplerimiz için ağlayabilenlerin olduğu günler gelsin Allahım..gelsin Allahım..gelsin Allahım..gelsin Allahım.. :( amiin..



14 asır sonrasından size kucak dolusu selamlar getirdim Efendim (s.a.s)Günahına ağlayan ümmetinin gözyaşlarını hediye diye getirdim..Nefislerini kınayanların gözyaşlarını bir demet gül diye,size takdim etmek için getirdim.Sökemezler kalbimden sevginizi.Unutturamazlar sizi bizlere..Sizin için,taşıdığınız değerler için,getirdiğiniz mesajlar için makamdan da vazgeçtim,mevkiden de..Sevdadan da vazgeçtim,sevilmekten de..Ne gelecekte gözüm var ne de yıldızlarda..Ben size hasret kaldım Efendim..Ben size mahkum oldum ...Sevgine mahkum olmakla izzet ve şeref kazanmak istedim..Ellerim kelepçeli değil,ayaklarım prangalı değil ama aşkından deli-divane oldum,aşkının mahkumu,azad kabul etmez kölesi oldum..özledim Efendim..Hem de çok özledim sizi... Allahım,ne olur dindir artık bu hasretliğimizi,bitsin artık bu özlem..Gözüme hiçbir hayal girmesin,Habibini istiyorum,Habibini istiyoruz..Sultanım,ben aşkımı gözyaşlarımla besledim..Gecelerde ağladım,ağladığımı kendimden dahi saklamak isteyerek..Riya çukurlarına düşmemek için gözyaşlarımı içime akıttım..Hıçkırıklarımı boğazıma kilitledim..Gecenin en koyu vakitlerinde, seccademin alnına, aşkından yanan gözyaşlarımı akıttım..Sizi çok seviyorum Efendim..Hem de çok... Artık hiçbir hülyada ve hiçbir sevdada  da gözüm yok..Ve hiçbir hayallerde de yerim yok,olsun da istemiyorum..Ben sizi arzuluyor,sizi istiyorum..Başkalarının düğünleri burada olurmuş,benimkisi de sizin o nur cemalinizi gördüğüm an olsun..Ne olur Allahım, bunu sizden diliyor ve dileniyorum..Efendimize (s.a.s) vesileyi lütfet,O'nu makamı mahmuda eriştir..O'nun şefaatinden bizleri mahrum eyleme..amiin.Ey sevgili,en sevgili......bekletme bizleri ne olur..:(



Bırakma ellerimizi Yar ..Bırakma ki sensizliğin cenderesinde ezilmiş,seni bulamamış olmanın acısıyla,ızdırabıyla,iki büklüm olmuş şu garip kulların bayram etsin..Bırakma bizleri ki yolunu şaşırmışlardan,rotasını kaybetmişlerden olmayalım..Çöllerde serap arayanlar misali yalancı hayallerin kurbanı ve mahkumu olmayalım..Bırakma bizleri Allahım..Bizi,bize bırakma Allahım..Size olan uzaklığımızı affedip sizin bize olan yakınlığınız hürmetine bırakma bizleri Allahım,sana meftun va ram olmuş dertli kulun,kalbi sevgiyle dopdolu,merhametin timsali, gül kokulu,Gül (s.a.s) sevgisiyle hemdem ve hemhal olmuş,vatan hasretiyle iki büklüm, gözyaşı ve irade kahramanı,mütevazi kulun aşkına ve hatrına bırakma bizleri ne olur..bırakma bizleri ne olur Allahım..:(
http://ahmetemin30.blogcu.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/8/2008 · Kategori: dini bilgiler

furkanvakfı.net

HAYATI DEĞİŞTİRMEYEN,FEDAKARLIK YAPTIRMAYAN,HAREKETE GEÇİRMEYEN İMAN,İMAN DEĞİLDİR.

www.furkanvakfi.net

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/8/2008 · Kategori: dini bilgiler

Altmış Prensip

  • Her kardeşimiz; bilmelidir ki bütün mü’minler kardeştirler.
  • Her kardeşimiz; hizmette yarışmalı ve hayırlı işlerde birbirine yardımcı olmalıdır.
  • Her kardeşimiz; yapılan her hizmeti küçük büyük demeden takdir etmeli ve yapan kardeşini kutlamalıdır. Aksi halde hizmette gevşeme meydana gelir.
  • Her kardeşimiz; istişare ve istihare yapmadan karar vermemeli ve istişare sonunda alınan karara güzelce uymalıdır.
  • Her kardeşimiz; gördüğü hatayı en güzel şekilde düzeltmeye çalışmalı bunu yaparken kırıcı ve saygısız olmamalıdır
  • Her kardeşimiz; haftada en az birkaç arkadaşını ziyaret etmeli bunu kesinlikle aksatmamalıdır. Bilmelidir ki Allahın yardımı ancak birbirini ziyaret edenlerin birbirine ikramda bulunanların ve birbirine itimat edip dost olanların üzerinedir.
  • Her kardeşimiz; bir insanın hidayetine vesile olmanın dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olduğunu buna hesap günü büyük mükâfat verileceğini iyi bilmeli ve sürekli olarak ilgilendiği kişiler olmalıdır. Bilinmelidir ki yenileri olmayan çalışmanın eskileri olmaz.
  • Her kardeşimiz; ahlakını güzelleştirmeye çalışmalı ve güzel ahlakın en büyük silahımız olduğunu unutmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; bilmelidir ki birbirini bir hafta, hatta haftalarca görmediği halde arayıp sormayanlar gerçek kardeş değildirler.
  • Her kardeşimiz; istikbalden ümitli ve ümitlendirici olmalı, moral bozucu şekilde konuşmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; Kur’an-ı Kerim’i tecvitle okumayı, namaz, oruç, v.s. gibi farz-ı ayn olan ilimleri öğrenmeli, kâfir güçlerin maksatlarını, onlarla mücadele etme yollarını iyi bilmeli, sabır ve namazla Allahtan yardım dilemelidir.
  • Her kardeşimiz; farzların dışında günlük virtler edinmeli, bunu yaparken bid’atlardan kaçınmalıdır. Kur’an ve kitap okumayı, tefekkür etmeyi günlük virtleri arasına koymalıdır.
  • Her kardeşimiz; evini Islama ve Müslümanlara açmaya çalışmalı ve böylece evini İslam la nurlandırmalı ve bereketlendirmelidir.
  • Her kardeşimiz; küçüğünü sevip korumalı, büyüğünü sayıp hürmet göstermelidir.
  • Her kardeşimiz; Peygamberimiz (SAV) gibi cimrilik, korkaklık ve tembellikten Allah’a sığınmalı, böyle huyları var ise değiştirmek için azmetmelidir.
  • Her kardeşimiz; mutad olarak yapılan dersleri, mükâfat fabrikası ve kendisini günahlardan koruyabilmesi için olması gereken manevi gıdalar olarak görmelidir.
  • Her kardeşimiz; Ashab-ı Kiram’ın (r.anhum) hayatını öğrenmek için değil, yaşamak için okumalıdır.
  • Her kardeşimiz; en az kırk ayet ve kırk hadis ezberlemeli ve ezberinin çok olmasının, Allah’a ve Resulüne (SAV) yaklaşma vesilesi olduğunu bilmelidir.
  • Her kardeşimiz; sürekli olarak ve mutlaka kitap okumalı ve okuduğu kitabı bir kardeşi ile mutlaka müzakere etmelidir.
  • Her kardeşimiz; her zaman ve her müsait yerde emr-i bil-ma’rufve nehy-i ani’l münker vazifesini en güzel şekilde yapmalıdır.
  • Her kardeşimiz; meseleleri ilmi şekilde tartışmalı ve ahlaki kurallara uymayan tartışmanın şeytanın yardımcısı olduğunu unutmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; yaptığı her hizmeti rıza-i ilahi için yapmalı ve övgü beklememelidir, buna rağmen övülürse bunu Allah’ın hediyesi olarak görmeli ve Allah’ın hediyesiyle gururlanmalıdır.
  • Her kardeşimiz; Takva sahibi olmaya çalışmalı ve şüpheli şeylerden kaçınmalıdır. Şüpheli şeyler, alimlerin bir kısmının haram, bir kısmının ise helal dediği şeylerdir.
  • Her kardeşimiz; devamlı olarak tövbe ve istiğfarda bulunmalı, şeytanın yaptığı iyilikleri hatırlatıp, işlediği günahları unutturmasına fırsat vermemelidirler.
  • Her kardeşimiz; çevresinde “emin kişi” olarak tanınmalı, buna göre davranışlarını ayarlamalıdır. Mesela söz verdiğinde ona mutlaka uymalıdır.
  • Her kardeşimiz; bilmelidir ki, şu üç şey kimde bulunursa o kimse İslam davasının tadını almıştır: a)Malını infak edebiliyorsa b)Davası için gözyaşı ve ter dökebiliyorsa, c)Aklı hep hizmetle meşgul ise.
  • Her kardeşimiz; bilmelidir ki, şu iki kelime siyah ve beyazdan daha zıttır:”CENNET VE RAHAT BİR HAYAT”.
  • Her kardeşimiz; Safları sıkıştırmalı ve arkadaşlarıyla güzel geçinmeli, halkla bağlantısını koparmamalı ve halka kavrayacakları şekilde konuşmalı, onlarla tartışmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; mescitlere gitmeli camilerden tamamen uzak kalmamalı, cemaat ile güzel bir ilişki kurabilmelidir.
  • Her kardeşimiz; hizmette başarılı olabilmenin şu beş sırrını ezberlemelidir. A-SANCI B-İTAAT C-FEDAKÂRLIK D-KARDEŞLİK E-ÇALIŞKANLIK
  • Her kardeşimiz; Kendi sahasında sözü dinlenilen, başarılı bir kişi olmaya çalışmalı, yaptığı işi düzgün ve hakkı ile yapmalıdır.
  • Her kardeşimiz; hadiste belirtilen yedi büyük günahtan sakınmalı ailesi ile iyi geçinmeli değişmeleri konusunda aceleci olmamalıdırlar.
  • Her kardeşimiz; kalp temizliğine önem verdiği kadar elbisesinin ve çevresinin temizliğine de önem vermeli, pejmürde vaziyette olmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; Az uyumaya, az konuşmaya, az yemeğe özen göstermeli ve kendisiyle güzel geçinebilen, ülfet edilebilen bir kişi olmalıdır.
  • Her kardeşimiz; kâfirlerin İslam ülkelerini ele geçirebilmek için araç olarak içkiyi ve kadını kullandıklarını iyi bilmeli tüm uzuvlarını haramlardan korumaya çalışmalı, kadınlardan ve televizyondan uzak durmalıdır
  • Her kardeşimiz; gıybetten aslanlardan kaçar gibi kaçmalı, gıybetin kardeşliği ortadan kaldıracağını ve hizmette soğumayı doğuracağını unutmamalıdır. Bir hatayı düzeltmek için söylüyorsa, sadece o hatayı düzeltebilme gücüne sahip olan kişiye söylemelidir.
  • Her kardeşimiz; her yerde ve her zaman kendini kontrol etmeli bedevice değil medenice davranmalı basit hareket ve konuşmalardan kaçınmalıdır.(tespihle oynamak, ayak ayaküstüne atamak, yemek yerken sesli yemek ve fazla yemeğe çalışmak, yolda yürürken vakarsız yürümek, kirli elbise ve ayakkabı giymek, bir şey yiyerek yürümek, tartışmak, bağıra çağıra konuşmak v.b)
  • Her kardeşimiz; ilimde ve hizmette kendisinden daha büyük kardeşinin yanında çok mecbur olmadıkça konuşmamalı, konuşmanın arasına girip konuşmacının ahengini ve tesirini
    bozmamalıdır. Sormak istediği bir şey varsa izin isteyerek kısaca sormalı, kendi fikri sorulduğunda lafı uzatmadan kısaca cevap vermeli ve o makamın kendisi için gerekli sorular sorarak istifade etme ve dinleme makamı olduğunu unutmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; itkadda ve amalde ehl-i sünnete, özellikle bağlı olduğu mezhebe uymalı, sapık fırkalardan kendisini ve arkadaşlarını korumalıdır
  • Her kardeşimiz; ehl-i sünnet ile şia arasındaki ihtilafların tartışılmasının ve büyütülmesinin kâfirlerin işine gelebileceğini iyi bilmelidir. Ehl-i kıble olan tüm Müslümanları sevmeli ve ehl-i sünnete bağlılığını sürdürecek bu ihtilaflı meseleleri ilim ehl-ine bırakmalıdır.
  • Her kardeşimiz; marufta, itaatte, fedakârlıkta, ihlâsta ve samimiyette diğer kardeşlerine örnek olmalıdır.
  • Her kardeşimiz; kâfirlere, münafıklara ve cahillere karşı dikkatli ve tedbirli olmalı ve bilmelidir ki tedbirsizlik en az hainlik kadar tehlikelidir.
  • Her kardeşimiz; hizmette kullandığı eşyalara ve malzemelere dikkat edip onları korumalı ve sağlanan bu imkânları bir emanet olduğunu unutmamalıdır.
  • Her kardeşimiz; hizmetin sorunlarıyla İlgilenmeli sancı duymalı ve seyirci olmaktan biran evvel kurtulmalıdır.
  • Her kardeşimiz; iyi bilmelidir ki yapılan her hizmet değerlidir ve cennetle mükâfatlandıracaktır. Hizmetin büyüyü vardır ama değersizi yoktur.
  • Her kardeşimiz; cemaatine karşı sorumluluk duygusu içine olmalı ve verilen görevi yapmak için koşuşturmalıdır. Aksi takdirde sorumsuzluk etmiş olur.
  • Her kardeşimiz; iyi bilmelidir ki en çok sevdiğimiz kişiler, verilen görevi eksiksiz ve zamanın da yapan “iş bitiren” kişilerdir.
  • Her kardeşimiz; hizmetin başarılı olabilmesi için itaatin ve ihlâsın çok önemli olduğunu ve bunlar olmadan hayırlı işlerde başarılı olamayacağını iyi bilmelidir.
  • Her kardeşimiz; bilmelidir ki bir hizmetin düzenli oluşu evlerinin düzenli oluşundan bellidir.
  • Her kardeşimiz; katılması gereken dersleri kesinlikle aksatmamalı, şeytanın “bu defa da gitmeyi ver” demesine ve başka işler çıkarmasına aldırmamalı ve bilmelidir ki dersleri aksatmaya başlamak, dini aksatmaya başlamanın başlangıcıdır.
  • Her kardeşimiz; hizmetimizde kişilerin makamlarına ve zenginliklerine göre değil, takvalarına, ilimlerine ve hizmetlerine göre değer ve saygı göreceklerini bilmelidir.
  • Her kardeşimiz; her konuda ulu orta konuşmaktan kaçınmalı ihtilaflı konular tehlike arz eden siyasi konulara girmekten sakınmalı mecbur kaldığında o konuda cemaatin görüşünü biliyorsa ilmi bir şekilde ortaya koymalı ve sert tartışmaya girmemeli.
  • Her kardeşimiz; ilgilendiği kişilere islamın temel meselelerini öğrettikten sonra cemaatte uyulması gereken ahlakı ve disiplin kurallarını ikinci öncelikli olarak kesinlikle öğretmeli ve kendisi de örnek olmalıdır.
  • Her kardeşimiz; kendisinden büyük kardeşinin, kendinden yapmasını istediği şeylere karşılık, “olur yapalım abi veya hocam” gibi bir sözle mukabele edip itaatin ne olduğunu göstermeli ve sözü uzatmamalıdır. İstenilen şey kendisinin yapamayacağı bir şey varsa veya onu yapmanın bir mahsuru varsa, yine “olur yapalım hocam” dedikten sonra durumu açıklamalıdır.
  • Her kardeşimiz; hizmetle ilgili sorunları sadece konuşması gereken kişilerle konuşmalı dışarıda konuşmamalı ve ümit verici olmalıdır.
  • Her kardeşimiz; kendisinden daha büyük sorumluluk ve daha ağır yük altında olan kardeşlerine karşı hürmetli ve saygılı olmalıdır. Bir borç olarak görmelidir.
  • Her kardeşimiz; ilmen veya yaşça kendisinden büyük olan birisiyle konuşurken yüksek olmayan bir sesle laubali olmadan saygılı bir duruşla ve saygılı bir şekilde konuşmalıdır. Bu İslam ahlakının bir gereğidir.
  • Her kardeşimiz; kendisine bir görev verildiğinde o görevi, cenneti kazanmak için bir fırsat olarak görmeli istek ve heyecanla harekete geçmelidir.
  • Her kardeşimiz; bir meclise geldiği zaman topluluğa selam verdikten sonra kendisinden büyük olan en büyük kişiye de selam vermelidir.
  • Her kardeşimiz; sayılan bu prensipleri adeta ezberlemeli bunların yazılması gerekenlerin tamamı olmadığı, yalnızca belli başlıları olduğunu bilmeli, hizmette başarının ve Allah’ın yardımının doğrulara uymakla olabileceğini asla unutmamalıdır.
  www.furkanvakfi.net

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/8/2008 · Kategori: dini bilgiler

İSLAM-İ HAREKETİN PRENSİPLERİ


           İlk olarak bilinmelidir ki: İslami anlayış ve yapılanma RABBANİ olmak zorundadır. Böyle bir hareket Kur'an ve sünneti kendine rehber edinmeli, İslam’a Hizmet metodunu kendi kafasından değil Allah (cc) ve Resulünden (sav) almalıdır. Bu İslami anlayış farzlar ve haramlarda geri adım atmayı dinden taviz vermek olarak görmeli, bunda müsamaha göstermemelidir. Öte yandan farz ve haram olmayan ya da âlimler arasında ihtilaflı olan meselelerde daha anlayışlı ve müsamahakâr olan bir hareket olmalıdır. Öncü nesil imanı, ibadeti, ahlakı ve cihad şuuruyla Rabbani bir harekettir.

             İkinci olarak: İslami anlayış ve yapılanmanın İLMİ olması, sadece beşeri ilimlere değil İslami ilimlere de önem veren ve ilmi kendine pusula edinen bir hareket olması bir zorunluluktur. Âlim ve aydın vasıflarını kendinde toplayan kimselerin ortaya çıkması ümmetin beklentisidir. Vakfımız gayretli ve kabiliyetli hanım ve erkeklere bu iki vasfı kazandırmaya çalışmaktadır. İslami ilimlere gereken önemi vermemek Kur'an ve sünnetten, sırat-ı müstakimden uzaklaşma zamanla haramları helal görme gibi tehlikeleri beraberinde getirmektedir.

             Ve üçüncü olarak; İslami anlayış ve yapılanmanın ŞUMULLÜ (kapsamlı) olması elzemdir. Kur'an eczanesinde insana lazım olan bütün vitaminler ve ilaçlar bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim iman, ibadet, ahlak, cihad, muhabbettullah ve takva gibi vitamin ve ilaçları gerekli olduğu kadar vermiş ve bundan bir bütün olarak istifade edilmesini emretmiştir. Dolayısıyla; bu vitaminlerin birini ya da birkaçını alıp diğerlerini almamak Müslüman şahsiyetinde bozulmalara, zayıf ve hastalıklı Müslümanların ortaya çıkmasına neden olacaktır. O halde; her cemaatin ve her Müslüman’ın, anlayarak olmak kaydıyla, en çok okuduğu ve  en çok alıntı yaptığı kitap Kur'an olmalıdır. Hiçbir kitap Kur'an-a ve Hadis-i Şeriflere perde yapılmamalıdır.

            Vakfımız RABBANİ, İLMİ VE ŞUMULLÜ bir hareket ortaya koymaya çalışarak 1994 yılından beri devam ede gelen hizmet ve eğitimi ile sağlam ve öncü bir nesil hazırlamaya çalışmış ve halkımızın teveccühüne mazhar olmuştur.

 www.furkanvakfı.net

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/8/2008 · Kategori: dini bilgiler

Hocaefendi'den Mesajlar

“Rabbi ile irtibatı zayıf olanın nefesi de kısa olur.”

“Kömürü kurtarmak için altın feda edilemeyeceği gibi hayatını kurtarmak için de iman ve iman hareketi feda edilemez.”

“En çok okuduğunuz kitap Kur’an olmalı, en çok anlattığınız kitap Kur’an olmalı, yaşadığınız kitap Kur’an olmalı. Hiçbir kitap Kur’an’a perde yapılmamalı.”

“Tecrübelerle gördük ki, bu davada dökülenlerin, dökülmelerinin iki sebebi vardır: Biri, iman etmeden iman yoluna girmiş olmaları ve bundan ötürü dayanamamaları, diğeri ise, iman-ı hakikiye ulaşmış olanlardan olsalar bile sürekli benzin almamaları ve bunun sonucunda benzinlerinin bitmesi. Dikkat ediniz; Kur’an okumak ve anlatmak bir benzindir, teheccüd, oruç ve zikrullah bir benzindir, mahlukata ibret nazarıyla bakıp tefekkür etmek birer benzindir.”

“Hayatı değiştirmeyen, fedakarlık yaptırmayan, harekete geçirmeyen iman, iman değildir.”

“İman kök, ibadet gövde, cihad ve güzel ahlak ise meyvesidir. Kök ve gövde sağlam değilse meyve vermesi mümkün değildir.”

“Kalbi ıslah ile başlamayan her eğitim, nakıstır; hatta yanlıştır. Nakıs ve yanlış eğitimlerden kâmil insanlar çıkmayacaktır.”

“Her cemaat kendi mensuplarına Kur’an ve sünnetin verdiği tüm vitaminleri vermelidir. Aksi halde bir iki vitamini almış ama diğer vitaminlerden mahrum, sağlıksız nesiller ortaya çıkacaktır. Bugün durum bundan ibarettir.”

“İnsanlarla birebir ilgilenin. Zira toplu dersler fikir verirken bire bir diyalog iman ve ruh verir. İman ise harekete geçirir.”

“Zannedilenin aksine insan önce Allah (cc)’tan, sonra cemaatten kopar. Cemaatten kopunca da büsbütün Allah’tan uzaklaşır.”

“Bu davada dökülecek olanlar dökülecektir. Rüzgâr bugün eserse bugün, yarın eserse yarın…”

“Şahsiyetsiz ve dinine karşı ciddiyetsiz olanlara dikkat edin. Çünkü hainler bunların arasından çıkacaktır.”

“Nehrin ana çizgisi içinde olun. Saparsanız küçük bir birikinti olur, kurur gidersiniz.”

“Bir defa ihanet eden bir daha edebilir. Zira ihanet bir karakter ve bir alışkanlıktır.”

“Dal gövdesine, gövde de köküne bağlı oldukça hayattadır, ayrıldıklarında kururlar. Dal biraz meyve verdiğinde şımarmamalı, marifeti kendinden bilmemeli, gövdesini ve kökünü övmeli ve sevmelidir.”

“At koştuğunda, bülbül öttüğünde mutlu olduğu gibi dava adamı da davası uğrunda koşturduğunda mutlu olabilir. Mutluluğu yanlış yerde aramayın.”

“Kur’an neslini hazırlamak ve İslam’ı hakim kılmak için yeterince davetçi yoksa öncü nesil hiçbir zaman görevine ara vermez.”

“Verilen her taviz rabbani hareketten bir sapmadır. Tavizler çoğaldıkça hareket kan kaybedecek, şahsiyetsizleşecek ve Allah (cc)’ın yardımından mahrum kalacaktır.”

“Yanınıza alamadığınız kimseleri karşınıza da almayın. Onların bazlarının yarın yanınızda yer alacaklarını unutmayın. Müsamahakar olmanız gereken yerde müsamahakar olun.”

“Siyah ve beyaz birbirine ne kadar zıtsa Cennet ve rahat bir hayat da o kadar zıttır.”

“Zor işleri veya zor kararları yarınlara erteleme. Unutma ki; bir şey bugün ne kadar zorsa yarın da o kadar zor olacaktır.”

“Pusulası güneş olan bir kimsenin yönünü şaşırması mümkün olmadığı gibi hareketlerinin pusulası Kur’an ve Sünnet olan bir cemaatin veya bir şahsın sapması mümkün değildir.”

“Bu ümmet zeki ve başarılı çocuklardan yeterince aydın-alimler yetiştirmediği ve dünya sevgisini kalplerinden atmadıkları müddetçe bu zilletten kurtulamayacaktır.”

“Allah (cc)’ı tanımayan, O’nu çokça zikretmeyen ve yasaklarından kaçınmayan Allah’ı sevemez.”

“Hükmü Allah’a vermek güzel ahlakın gereğidir. Çünkü güzel ahlak, hakkı hak sahibine vermeyi gerektirir.”

“Çalışkan olmak, inanmak ve hedefe kilitlenmekle mümkündür.”

“Zakkum tohumundan meyve ağacı çıkmaz.”

“Hizmete karşı ciddiyetsiz olanlar, hakikatte Allah’a ve ahirete karşı ciddiyetsizlerdir.”

“Duranlar ölürler.”

“Her işin doğrusu zordur.”

“Bana arzularınızı ve hedeflerinizi söyleyin, size ne kadar büyük veya küçük olduğunuzu söyleyeyim.”

“Bahane ve mazeret bulmak başarısızların ahlakıdır.”

“Derisini değiştirememiş yılanın ölmesi gibi kendini yenilemeyen hareketler de ölürler.”

“Malınız, makamınız ve ilminiz arttıkça dostlarınız değişir. Siz ilminizi artırın ki daha hayırlı dostlarınız olsun.”

“Hata yapmaktan korkup harekete geçmeyenler bilsin ki odun da durduğu yerde hata yapmaz.”

“İman kişiye mes’uliyet duygusu verir.”

“Riski göze alamadığınız müddetçe kendinize güven duyamazsınız.''
furkanvakfı.netten alıntıdır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::